ÜRÜNLERİMİZ

 

 

Her türlü Sandalye Kayıtları ve Masa Ayakları Yapılır.

KERESTE

Doğramalık Kereste:

 

Kapı, pencere, mobilya, marangozluk ve doğramacılıkta kullanılır. Bu üründen iki kalitede üretilmektedir. Birinci kaliteden fırınlanmış ürünlerimiz mevcuttur. (1.Sınıf Fırınlı / Fırınsız, 2.Sınıf)

Doğramalık Ebatları : 15 - 40 cm Genişlik | 300 - 600 cm Boy | 5-10 cm Kalınlık

 

GÖKNAR (KÖKNAR):

 

Kolay işlenir, hafif, yumuşaktır, çivileme ve vidalama özelliği iyidir, kolay yarılabilir, renk verilebilir. yapıştırma özelliği iyidir, lifleri düzgündür.

Binaların iç kısımlarda, marangozluk ve doğramacılıkta, kutu ve sandık yapımında, ara tabakalarda, lif kağıt odunu olarak, kontrplak endüstrisinde iç tabakalarda kullanılır.

Göknar Ebatları : 10 - 40 cm Genişlik | 300 - 400 cm Boy | 2,5-10 cm Kalınlık

 

KAYIN:

 

   Türkiye'deki ormanlarımıza yayılış sahası, sadece bir türle temsil edilen Doğu Kayını orman sahasındaki nisbeti %8.5 olup yayılış itibarı ile Kuzey,Batı ve Güney Anadolu'da ve Trakya'da bulunursa da esas geniş yayılış sahası Karadeniz ormanlarıdır. Ayrıca Dünya'da Kafkasya ve Avrupa' nın bir çok bölgesinde de bulunur.Diri odunu kırmızımsı beyaz olup öz odunu kırmızımsı kahverengidir.

 

FIRINLI KAYIN KERESTE:

Bakteri ve zararlılardan arınması , doğal rengini koruması, kullanım esnasında ağacın çalışıp genleşmesinin önlenmasi amacıyla özel fırınlarda kurutularak nemden arındırılmış , kalitenin en üst düzeyindeki kayın kerestedir.

 

LADİN:

 

   Genel orman sahamızın %2'sini kaplayan Doğu Ladini, Kuzey - Doğu Anadolu sahil dağları üzerinde sahile bakan ve 1200 - 2400 metreler arası yetişmekte olan çok kıymetli bir ağaç türüdür.Dünyadaki yayılışı; Kuzey ve Orta Avrupa,Batı Rusya ve Urallar.Diri odun ve Öz odun, renk bakımından farklı değildir.Orta kısmı olgun odun özelliklerine sahip olup, odunu sarımsı beyaz renktedir.

 

MEŞE:

 

   Memleketimizin hemen hemen bütün orman mıntıkalarında yetişen bu ağaç cinsinin 30 türü vardır. Bunlara ait muhtelif varyeteleri teşekkül etmiştir. Yurdumuzda sert ağaç türlerinden en fazla meşe türü yayılmış bulunmaktadır.Meşeler , Beyaz Meşeler, Kırmızı Meşeler ve daimi Yeşil Meşeler diye üç sınıfa ayrılır. Türkiye'de Trakya, Marmara, Güney Toroslar, Istrancalar ve Kuzey Anadolu'da ve Karadeniz sahilinde ve Ege çevresinde rastlanmaktadır.

IHLAMUR:

Haziran-ağustos ayları arasında beyazımsı-sarı renkli, hoş kokulu çiçekler açan, yüksek boylu ağaçlar. Genellikle ormanlarda tabiî olarak bulunursa da, süs ağacı olarak park ve bahçelerde de yetiştirilmektedir. Yaprakları saplı, ucu sivri, kenarları dişli, taban kısımları kalp biçiminde, üst yüzü yeşil, alt yüzü beyazımsı yeşil ve tüylüdür. Çiçekler, en az üçü bir arada olmak üzere sarkık durumlar teşkil eder. Çiçek örtüsü kayık şeklinde, sarımsı-yeşil renktedir. Meyveleri küre şekilli ve tek tohumludur.Ihlamur ağacı filizden iyi büyür. Azamî bir sene yaşar.

Ihlamurun, kış ıhlamuru (T. cordata), yaz ıhlamuru (T. platyphyllos), kırmızı ıhlamur (T. rubra) ve gümüşî ıhlamur (T. tomentosa) gibi türleri bulunmaktadır.

Kullanıldığı yerler: Güzel kokulu çiçeklerinden dolayı ve bir gölge ağacı olarak yetiştirilir. Doğramacılıkta kıymetli olan beyaz ve hafif bir odun verir.Ihlamur kabuğundaki lifler ip ve kaba dokumalarda kullanılır.Çiçek durumları tıbbî olarak kullanılır.Ihlamur çiçeği yatıştırıcı, idrar verici, göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak çay halinde kullanılır.Ihlamur çiçeği banyosunun da yatıştırıcı bir özelliği vardır.

KESTANE:

Kestane Familyası: Kayıngiller (Fagaceae) Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Karadeniz bölgesi. Daha çok Akdeniz çevresi memleketlerinde yetişen, kupulası dikenli veya çengelli dikenli, küre şeklinde ve nişastaca zengin meyveleri olan ağaçlar. Kestane ağacının yaprakları biraz sert, kenarları testere dişli ve dişlerin ucu dikenlidir. Erkek çiçekler dik uzun durumlar halinde, dişi çiçekler ise üçlü gruplar şeklindedir. Yeşil ve dikenli olan meyvenin dış kabuğunun içinde kahverengi

AKÇAAĞAÇ:

 

Kışın yaprağını döken ağaçlardan. Yaprakları ele benzer, sapları uzundur. Akçaağaç yarı gölge ağacıdır. Filizden büyür ve en fazla 600 sene yaşayabilir. Gövdeleri silindir şeklinde, kabuğu yeşilimsi, üstü düz ve parlaktır.

Memleketimizde bu cinsin 10 türü yetişir. Dere kenarlarında, park ve yol kenarlarında yetiştirilir.

Kullanıldığı yerler: Kerestesi mobilya imalinde çok kullanılır. Dayanıklı ve parlak renkte olup serttir. Kerestesinde bulunan düğme biçimindeki urlar güzel ve süslüdür.

KARAAĞAÇ:

Kışın yaprağını döken, 20-30 m yüksekliğinde ağaçlar. Yapraklar yürek biçiminde, kenarları dişli, koyu yeşil renkte olup orta damarın iki yanında kalan yaprak parçalarından birisi diğerinden büyüktür. Gövdeleri kalın ve pürüzlü bir kabukla kaplıdır. Dalları aşağı doğru eğiktir. Meyveleri kanatlı ve fındıksıdır. Şah ve filizinden büyütülebilir. Nemli topraklarda ve nehir kenarlarında iyi yetişir. Kökleri derinlere gider. En fazla 500 sene yaşayabilir. Kerestesi serttir ve rengi açık kahverengidir.

Kullanıldığı yerler: Karaağaç kerestesi, daha çok mobilya imalatında kullanılır. Sağlam kerestesi fıçı, tekerlek yapımında ve yakacak olarak da kullanılır. Gövdeleri ve dal kabukları tanen, müsilaj bakımından zengindir. Önceleri yumuşatıcı olarak çok kullanılmıştır. Kabuklarından yapılan mahlul deri kızarıklıklarına, ülsere karşı ve ishal kesici olarak kullanılır.

Memleketimizde yetişen türleri, U. campestris (sahra karaağacı), U. montana, U. effusadır.

KIZILAĞAÇ:

Familyası: Huşgiller (Betulaceae). Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara ve Karadeniz bölgesi. Kışın yaprağını döken, çiçekleri bir cinsli olan ağaçlar. Yapraklarının kenarları dişlidir ve armut şeklindedir. Rutubetli yerlerde, bilhassa dere kenarlarında iyi yetişir. Gövdeleri boz veya kırmızımsı kahverengindedir. Kabuğunda derin çatlaklar vardır. Memleketimizde Alnus glutanosa, A. deniticulata, A barbata, A. orientalis türleri yayılmış bulunmakdır.

Kullanıldığı yerler: Kızılağacın kerestesi yumuşak ve hafif pembe renktedir. Kontrplak îmâlinde ve mobilyacılıkta kullanılır.

CEVİZ:

Ceviz, cevizgiller (Juglandaceae) familyasından ''Juglans'' cinsinden tek tüysü yaprakları karşılıklı dizilmiş ve aromatik kokulu ağaç türlerinin ortak adı. Kışın yaprağını döken ağaçlardır. Genç sürgünlerin özü bölmelidir. Tomurcuklar az sayıda pullarla örtülmüştür. Yaprakçıkların kenarları bazı türlerde ince dişli, bazılarda ise düzdür (tam kenarlı). Yaprakçık sayısı türlere göre (3) 5-23 arasında değişir. Çiçekler bir evcikli dir. Erkek çiçekler bir önceki yılın sürgünlerinde yan durumlu, aşağıya sarkan kedicik halinde kurul oluşturur. Kurullar dallanmamıştır. Her bir erkek çiçeğin 1 brahte, 2 brahtecik ile 3-4 loplu bir çevre yaprağı (çanak) vardır. Etamin sayısı 7-105 dir.Dişi çiçekler ise yeni sürgünlerin ucunda terminal (tepede) durumlu dik duran 2-8 çiçekli fakir kurullar oluşturur. Dişi çiçeğin de 1 brahte, 2 brahtecik, 4 loplu çevre yaprağı vardır. Bunlar ovaryumla kaynaşmıştır, yalnız uçları serbesttir. Ovaryum alt durumludur; etli kalın 2 stigması oldukça gelişmiştir. Sonbaharda olgunlaşan büyük çekirdekli sulu meyvenin iç kısmı 2 bölmeye ayrılmıştır. Tohum 2 loplu, yağlı ve lezzetlidir. Odununun özü koyu, dış kısmı açık renkli, ağır ve güzel cila kabul eden odunları vardır.